Podyum İçin Değil Dağlar İçin Doğdular!

Anadolu'nun kalbi... Medeniyetlerin beşiği... Yiğit insanların diyarı! Tarih ve kültür hazinesinin buluştuğu... Sadakatin harmanlandığı, Sivas Sıcak Çermik'ten selamlar!

Bugün bu kadim coğrafya... Sadece şifalı sularıyla değil; topraklarında büyüttüğü en büyük marka değeriyle yankılanıyor. Bugün Sivas Sıcak Çermik... Tarihi günlerinden birine ev sahipliği yapıyor!

Bugün günlerden sekiz ağustos cumartesi... Sivas Belediyesi tarafından düzenlenen, Gurbetçi Buluşmaları ve Gastronomi Festivali kapsamında... Bu topraklara ait olan... Ve bu toprakların koruyucusu... Kangal Çoban Köpeği ve Anadolu Çoban Köpekleri Irk Standartları Yarışmasını izlemek için buradayım!

Sivas Sıcak Çermik’te şu anda sabah saat dokuz... Mis gibi hava... Yemyeşil doğa... Cıvıl cıvıl kuş sesleri... Ve kangal köpeklerinin havlama sesleri eşliğinde... Güneş dağların ardından yeni yükselirken, Sıcak Çermik Kaplıcası ve mesire alanında... Alışılmışın dışında bir hareketlilik var!

Anadolu’nun dört bir yanından gelen misafirler... Sivas merkezden akın akın gelen Yiğidolar... Çoban köpeği ve Anadolu çoban köpeği yetiştiricileri... Alanı yavaş yavaş doldurmaya başlıyorlar.

Tam beş kategoride yarışacak iki yüz elli üç adet Kangal ve Anadolu çoban köpeği... Birer birer kayıt masalarının önünde yerlerini alıyor. Numaralar basılıyor... Köpeklerin soy ağaçları inceleniyor... Ve podyuma çıkmadan, tüm bilgiler toplanıyor. Burası... Asırlık bir genetiğin tescillendiği yer!

Ancak... Asıl hikaye... Festival alanının beş yüz metre ilerisinde... Ağaçların derinliklerinde yazılıyor!

Ağaçlık alanın derinliklerinde... Kimisi yan yana dizilmiş, kimisi onar metre arayla... Kimisi de farklı bölgelerde... Ve hepsi de yetiştiricilerin kontrolünde, güvenlikleri sağlanmış şekilde... Tam iki yüz elliden fazla Kangal ve Anadolu çoban köpeği var!

Hele içlerinde iki adet yavru kangal çoban köpeği var ki... Şeker mi şekerler! Öyle de sevimliler ki... Görenler, izleyenler sevmeden geçemiyorlar.

Burası bir bekleme alanı değil... Adeta... Güçlerin çarpıştığı vahşi bir arena! Havlamalar gökyüzünü yırtıyor... Toprak, her bir pençeyle sarsılıyor!

İşte tam burada... Gücün sınırlarını görüyorsunuz!

Bir Kangal köpeği... Boynundaki o çelik dikenli tasmayı... torku öyle bir zorluyor ki! Karşıdaki rakibine kilitlenmiş... Zincirlerini koparmak üzere adeta çırpınıyor! Boğazındaki o tork, sadece bir aksesuar değil... Onun kurtlarla verdiği amansız savaşların... Dağlardaki hükmünün bir simgesi!

Bir diğer kangal köpeği ise... Rakibine karşı öyle bir saldırıya geçiyor ki... Boğazındaki renk renk... İlmek ilmek dokunmuş deri desenli, o meşhur dikenli tasmasına bağlı kalın zincirlerini öyle bir zorluyor ki... Yetiştiricisi ne yapacağını şaşırıyor! Görenler, izleyenler... Bu kangal köpeğine bakarken adeta dona kalıyorlar!

Bu köpekler podyum için yaratılmadı... Onlar doğanın... Bozkırın... Ve tehlikenin tam göbeği için yaratıldı! Bu heybetli canlıların arkasında, yüzyıllardır süren bir zanaat ve kültür gizli... Buradaki ortamı izleyenler adeta hayran kalıyorlar.

Festival meydanında gezerken, mütevazı bir tezgah ile karşılaşıyoruz. Bir amca... Ömrünü bu işe adamışçasına malzemelerini, ürünlerini sergiliyor. Bu kültürün aynası olarak tezgahta yok yok!

Kurtların dişlerinden köpeğin boğazını koruyan o meşhur dikenli tasmalar! Renk renk, ilmek ilmek dokunmuş desenli örme ipler... Deriden özenle yapılmış dikenli tasmalar... Ve bu devasa gücü dizginleyebilecek kalın çelik zincirler! Kangal’ın bozkırdaki yaşam mücadelesinin bir parçası olarak, bu tezgahta sergileniyor.

Ve saatler süren bu büyük bekleyişin ardından... Sıra o görkemli ana geliyor! Ormanın vahşi aslanları... Podyumda birer asalet abidesine dönüşüyor! Adımları ağır... Bakışları vakur! Yetiştiricilerinin elindeki o kalın, meşhur zincirleri zorlarcasına podyumda yerlerini sırasıyla alıyorlar.

Bu inanılmaz ve muhteşem gösterişli podyumun ardından, ödüller sahiplerini bulurken eğlence tüm hızıyla devam ediyor. Yöresel kıyafetli Yiğido'lar ve festival alanında ki misafirler halaya katılarak ve hep birlikte halay çekerek bu inanılmaz etkinliğin tadını çıkarıyorlar.

Sabah saat dokuzda başlayan bu büyük serüven... Akşam saat altı gibi... Güneş Sıcak Çermik’in üzerinden çekilirken son buluyor.

Dereceler... Madalyalar... Eğlenceler gelip geçiyor... Ama geriye kalan tek bir gerçek var!

Aslan kadar güçlü karakteriyle... Sadakatiyle... Güçlü ve çevik yapısıyla Kangal çoban köpekleri... Anadolu’da bozkırın sahibidir! Üstün çobanlık yetenekleri ve korumacı içgüdüleri sayesinde, çok geniş alanlarda bile hakimiyet kurarak; koyun, kuzu gibi çiftlik hayvanlarını tehlikeli yabani sürülerden korurlar. İri cüssesi ve caydırıcı tavırlarının aksine... Oldukça dost canlısı bir ırktır.

Kangal... Anadolu’nun sadece bekçisi değil... Bu toprakların özgür... Mağrur... Ve bükülmez ruhudur!

Bununla da kalmadık; Kangal kültürünün en önemli parçası olan dikenli tasmalar, örme ipler ve kalın çelik zincirlerin satıldığı otantik esnaf tezgahını gezdik ve en asil podyum yürüyüşlerini tam bir Hollywood belgeseli tadında sizler için kurguladık. Anadolu’nun bükülmez ruhu Kangal çoban köpeklerinin bu muhteşem belgeselini kaçırmayın!

Videonun 11 dakikalık dev belgeseli "Kankaya Bak!" YouTube kanalımızda yayında! hemen izleyebilirsiniz Canlar!

Değerli izleyicilerimiz, abonelerimiz ve takipçilerimiz... Bu görkemli, muhteşem etkinlikte tüm emeği geçenlere, ve katkı sağlayanlara... Özellikle, Sivas Belediye Başkanımız Dr. Adem Uzun Bey'e, Kankaya Bak! ailesi olarak teşekkürlerimizi içtenlikle sunuyoruz. Youtube Kanalımıza abone olmayı yorum yapmayı ve sosyal medya sayfalarımızı takip etmeyi unutmayın değerli canlar!

Adem Güneş

Türkiye'nin en hızlı büyüyen dijital video ağlarından biri olan, arkadaşlık, teknoloji ürünleri ve yaşam tarzına odaklanan Kankaya Bak ve Usta Ne Yapıyor 'un kurucusuyum.

Saygılarımla,

ADEM GÜNEŞ

https://www.kankayabak.com/
Sonraki
Sonraki

Kanka! şu iş yoğunluğun ne zaman bitecek görüşelim artık!